Herkesin bir hikayesi vardır.
Şu anda bu satırları okuyan sevgili kişi..
sen de benim hikayemi öğrenmeye gelmiş olmalısın.
Öyleyse hoş geldin..

Bildiğimiz hikayelerin giriş, gelişme ve sonuç gibi aşina olunan bölümleri vardır. Sözkonusu insan olunca, doğumdan ölüme kadar var olunan – hatta anne rahmine düştüğümüz süreçler de dahil – adına ‘’hayat’’ denilen zaman aralığı pek de öyle bildiğimiz tekdüzelikte ve belli bir sistem içinde seyretmeyebiliyor. Bu ilk bakışta sınırlı zannettiğimiz zaman aralığında, kimi vakit benzer kısır döngüler etrafında devinip duruyor, bazen de çok çeşitli sebeplerle bir türlü aşamadığımız ve hikayelerimizin içine sıkışıp kaldığımız duygusuna kapılabiliyoruz. Astroloji gibi içinde bulunulan durumları anlamaya yönelik, geleceğin nasıl seyredeceğini öngören alanlara ilgi de çoğunlukla böyle zamanlarda başlıyor. Fakat,hayır..Benim ki tam olarak öyle olmadı. Tamamen bir tesadüf eseri başladığım astroloji yolculuğu, kısa bir süre içinde, aslında sadece şu anda bulunduğum düzlemde bir hikayeye sahip olmadığım, hikayemin bir başlangıcı olmadığı gibi bir sonu da olmayacağını anlamamı sağladı. Ve yine anladım ki astrolojiyle tanışmam tesadüf değil, tam bir tevafuktu.. Ruhsal derinliğimi aktaracağım bir kanal olması açısından sayısızca boyuttan getirdiğim yaşanmışlık enerjileriyle, hem sonsuz boyutlardaki ben’imin en iyi versiyonuna ulaşmak isteyen bir heykeltraşın, eserine son rötuşlarını vermeye çalışması gibi canla başla çalışıyor, hem de burada bulunma amacımı onun sayesinde artık daha iyi kavrayabiliyorum. Eğitim mi ? Ne zaman başladığını hatırlamıyorum..ama hiç bitmeyeceğini biliyorum.. Sevgiyle..

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.